SON DAKİKA

MEDYA SAMSUN
umraniye ankara
Nail Bayraktaroğlu

BİYOKÜTLE SANTRALİ VE ZURNANIN SON DELİKLERİ

BİYOKÜTLE SANTRALİ VE ZURNANIN SON DELİKLERİ
Bu haber 27 Ekim 2019 - 15:00 'de eklendi ve kez görüntülendi.

BİYOKÜTLE SANTRALİ VE ZURNANIN SON DELİKLERİ

Samsun kamuoyunun son günlerdeki tek gündemi Çarşamba-Eğercili mahallesine kurulacak olan Biyokütle Santrali.

Öyle kütle filan olaylarına pek aldanmayın…

İsim değişikliği de sizi farklı yerlere götürmesin.

Kütle de teseniz, biyo da deseniz aslında adı TERMİK’dir.

Niye termik derseniz söyleyeyim.

Bu konulardan anlayan bir büyüğümüz söyledi sizlerle paylaşayım.

Dünyada farklı statüde çalışan santraller vardır…

Nükleer santraller, Hidroelektrik santraller ve Termik santraller…

Rüzgar enerjisi ve Güneş enerjisi santrallerinin çalışma statüleri bu gruba girmiyor…

Dönelim konumuza…

Nükleer santraller: Nükleer enerji ile, Hidrolektrik santraller: su gücü ile, termik santraller: çeşitli yakıtlar ile çalışıyor.

Biyokütle de bu yakıt türleri arasında bulunan ve doğalgaz ve kömür haricinde diğer yakıtlar ile çalışan bir çeşit Termik santraldir.

Yani siz bu santral Termik Santral değil açıklamalarını iyi bir araştırın.

Çarşamba’ya kurulan Biyokütle Enerji santrali adı verilen santrale karşı tepkilere sıra gelince şu düşüncelerimi paylaşmak isterim…

Bir defa bu işin kamuoyundan adeta saklanarak sürecin yürütülmesi işi yanlışlığın baştan başladığı görüşündeyim…

Bizim vatandaşımız öyle gizli saklı yapılan işte hoşlanmaz…

Dayatmadan hiç hoşlanmaz…

Bu millete tarihi boyunca kimse bir şeyi dayatamamıştır…

Bir dayatma olduğunda refleksler hemen devreye girer…

Hele hele bir de bu dayatma pek de hazetmediği kimseler tarafından gelmiş ise bu iş daha da zora girer…

Zaten süreç de santral işinin ortaya çıkması ile birlikte bu anlattığımız yola girdi bile desek geri kalmış olmayız…

İktidar partisi Ak Parti’nin güçlü olduğu bir şehirde ve daha da güçlü olduğu Çarşamba’da Biyokütle Enerji Santrali’nin alttan alttan çalışma yapması ve belli bir aşamaya geldikten sonra kamuoyuna yansıması bir anda bölge halkının tepkisini ortaya çıkardı.

Birde bu santral  işine Milletvekillerinin ve bürokratların üst üste destek açıklamalarının ayyuka çıkması ise tepkilerin daha da artmasına sebep oldu desek yalan olmaz yani…

Şunu da belirtmekte yarar var…

Santral yararlıdır, zararlıdır bu konu hakkında ahkam kesecek halimiz yok diyelim…

Ama, santralin kurulacağı yer hakkında herkesle konuşuruz…

Bir konuşacağımız konu da bizim gibi bu işlerin teknik konularından anlamayanların sabahtan akşama konu hakkında ahkam kesmeleridir…

Kardeşim,  bu santral faaliyete geçtikten sonra sonra her gün 630 ton bir şeyler yakacak…

Bir şeyler diyorum çünkü, ne yakılıp yakılmayacağı hakkında bir sürü iddialar ortada dolaşıp duruyor…

Bunu da geçelim…

Bir yerleşim ve tarım alanında birileri günde günde 630 ton bir şeyler yakacaksa bu işin ciddi bir yan etkileri vardır.

Gazı vardır, dumanı vardır, külü vardır, kokusu vardır…

Vardır da vardır…

Şimdi böyle bir durum için “ÇED raporuna gerek yoktur” kararı da nedir ?

Neden korkulur ?

Bir şeyler mi saklanmaya çalışılır ?

Niye böyle bir karar alınır ?

Yoksa bir sıkıntı alın ÇED raporunu bütün tartışmaları bitirin.

Bir diğer konu ise bölge halkına yapılan adeta bir baskı.

Kulağımıza hiç de hoş olmayan bilgiler geliyor…

Bu iddialara göre insanlara siyasiler ve bürokratların baskı ve mobbing uyguladığı yönünde gelen bilgiler var…

Umarım bu iddiaların aslı astarı yoktur…

Diğer bir konu ise Ak Parti Milletvekili Fuat Köktaş, Çarşamba Belediye Başkanı Halit Doğan ve Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar’ın katıldığı ve santral hakkında bölge insanını ikna etmeye çalıştığı toplantı.

Videoları sosyal medyada dolaşan bu toplantının içeriğinde kullanılan sözler…

Adeta izleyenleri bu kadarına da pes dedirten sözler…

Santrali yapanlar nasıl bir güce sahip ise koskoca Çarşamba Belediye Başkanı Halit Doğan, “Çarşamba Belediyesi olarak biz zurnanın son deliğiyiz” demesi…

Ak Parti Milletvekili Fuat Köktaş’ın ise araya girerek “ Mecbur yapacak bunu” diyerek adeta orada bulunanlara fırça atması…

Burada şunu anlıyoruz ki bu santrali Çarşamba ovasına yapanlar ve diğer santralleri yapacak olanların siyasilerin yani seçilmişlerin üzerinde olduğu.

Seçilmişlerin “Zurnanı son deliği” olduğu yerde diğerlerinin neler yapacağı veya yapabileceği ise bir başka konu…

Bir hatırlatma ile şimdilik sözlerimize son verelim…

Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Samsun Üniversitesi yetkilileri ve uzmanları bu konu hakkında resmi bir açıklama yaparak kamuoyunu bilgilendirsin.

Bilimsel yapılacak açıklamaya kimse sesini çıkartamaz…

Bizler de böylece zurnanın son deliklerini dinlemekten kurtuluruz…

Tekrar görüşmek üzere…

 

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER

SON DAKİKA